Sunday, September 4, 2011

Haftanın Tavsiyeleri - 4




 Haftanın Kitabı - Sophie's World / Jostein Gaarder



 Haftanın Müziği - Blood Like Lemonade / Morcheeba

 

Saturday, September 3, 2011

JAVA [Ders - 4] String Sınıfı

Öncelikle merhaba, çok uzun süredir Blogspot'a giriş yapamadım. Gerek stajlar gerekse almış olduğum bazı projeler sonunda yazı yazmayı biraz aksattım. Bu yüzden özür dileyerek bir sonraki Java dersimize geçiyoruz. Şimdi göreceğimiz ders Java'da en çok kullanılan sınıf olan String sınıfı. String sınıfı java.lang kütüphanesi içinde yer alan ve metinlerle ilgili aklımaza gelebilecek hemen her türlü işlemi yapabildiğimiz bir sınıftır. Sözü fazla uzatmadan hemen kod kısmına geçelim aşağıdaki kod Java'da String sınıfını kullanmak ve görüntülemekle ilgilidir. Burada dikkat etmemiz gereken şey "String" ifadesinin diğer değişkenlere(byte, int, float, char) nazaran büyük harfle başlamasıdır.

Friday, May 20, 2011

Oyun Geliştirme Platformu

Bu döneminde sonuna geldik sayılır. Bu yıl isteyipte yapamadıklarım arasında ufak bir proje ekibi kurmak vardı. Derslerin yoğunluğu ve ekip oluşturabilecek eleman sayısının yetersizliği ya da bu projenin benim dışında pek kimsede heyecan uyandırmaması ekibi oluşturamamanın başlıca nedenleriydi. Fakat şu da bir gerçek ki yeterli hazırlığın olmamasınında bunda payı büyüktü. Bu yüzden bu yıl yaşanan hatalardan ders çıkararak seneye oluşturacağım ekibin ön çalışmasına bugünden itibaren başlama kararı aldım. İnsanlara böyle bir projeden bahsettiğim zaman herkes büyük bir heyecanla karşılıyor. Ancak iş faaliyete gelince hemen hemen hiç kimse bir şeyler yapmak için çaba sarfetmiyor ya da her kafadan bir ses çıkıyor. Ekibin geliştireceği projelerde kullanılacak dilden tutunda geliştirilecek oyun projelerine kadar herkes kendi bildiğini okuma derdine giriyor. Durum bu olunca ortaya hiçbir şey çıkmamasının yanı sıra büyük bir heyecanla başlanan proje ortada kalıyor. Bu gibi karmaşaların önüne geçmek için yaklaşık bir hafta sonra facebook'ta ufak bir grup açma kararı aldım. Grup projemin tanıtımı için gerekli olan her şeyi içerecek. Gruba davet edilecek insanları ben belirleyeceğim için anlaşamadığımı düşündüğüm insanları davet etmeyeceğim. Projeleri geliştireceğimiz dil olarak Java'yı belirledim. Java hakkında bilgi sahibi olmayan kişiler için gruba eğitici içerik taşımayıda planlıyorum. Bunun yanı sıra önümüzdeki yaz tatili ekipte bulunmak isteyenler için bir sınav niteliği taşıyacak. Yaklaşık 1 - 1,5 aylık bir süreç Java bilmeyenlerin öğrenmesi üzerine geçecek. Akabinde grupta ufak çapta projeler yayınlamayı düşünüyorum. İsteyen istediği projeyi yapabileceği gibi kişilere özel proje vermekte mümkün olacak. Ve yeni eğitim döneminde ekibe alınacak kişileri belirleyeceğim. Ekibe alınmayanlar dışarıdan destek verebilecekler. Ancak projelerin gidişatı genelde ekip içindeki kişiler tarafından belirlenecek. Her 4 ayda yeni bir oyun projesiyle yolumuza devam etmek gibi bir amacımda var. Bu projelerin hem bizleri geliştireceğine hem de ekip çalışmasına daha uyumlu hale getireceğine inanıyorum. Umarım bu sefer başarılı olur!

Thursday, April 21, 2011

Blogspot Yasağı

Uzun bir süredir bloguma yazı yazamıyorum, derslerin çok yoğun bir tempoyla devam etmesinin yanı sıra Blogspot yasağının bunda çok önemli bir payı var. İlk başta DNS değişikliği ile atlattığım bu durum kısa bir süre sonra benim için bir kabusa dönüştü. Şöyle ki işletim sistemi için yaptığım güncelleme sonucu Firefox'un DNS değişikliğine karşı sürekli modemi resetlemesi gibi bir problemle karşılaştım. Üstelik bu sorunun başlarda Firefox'tan kaynaklandığından haberim yoktu. Ta ki Firefox 4'ü yükleyene kadar. Bu işlem sonucunda DNS değişikliği ile bloguma girmeye devam ettim. Kısa bir süre sonra Blogspot yasağının kalkması ile artık DNS değişikliğine de gerek kalmadı. Yaklaşık bir aylık süre zarfı içerisinde başımdan geçenler bunlardı. Şimdi sıra geldi bu yasağa neden olan olaya. Yasak, yayın hakları Digitürk'e ve Lig TV'ye ait olan futbol maçlarını gerekçe göstererek Diyarbakır 5. Asliye Ceza Mahkemesi'ne başvurması sonucu mahkeme kararı ile alındı. Kimi Blogspot servislerinin hiçbir ücret ödemeksizin bu maçları yayınlaması sonucu mahkemeye giden kuruluş Blogspot kullanıcılarının çok büyük bir kısmınıda mağdur etmiştir. Halbuki iş mahkeme boyutuna varmadan iki kurum arasında daha kolay bir şekilde halledilebilirdi. Digitürk yayın haklarını ihlal eden Blogspot servislerinin listesini Google gibi kendi alanında dev bir şirkete bildirse ve gerekenin yapılmasını isteseydi durum çok daha farklı olur yüzbinlerce kişi mağdur durumuna düşmez ve yasak söz konusu olmazdı. Yakın gelecekte buna benzer başka bir yasakla karşılaşmamız temennisi ile tüm Blogspot kullanıcılarına geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.

Sunday, February 20, 2011

Haftanın Tavsiyeleri - 3

Haftanın Filmi - Dead Poets Society / Peter Weir



Haftanın Kitabı - Ports of Call / Amin Maalouf

Haftanın Müziği - Tatar Love Song / Oi Va Voi

Thursday, February 17, 2011

JAVA [Ders - 3] - Veri Tipleri

Herkese merhaba! Geçtiğimiz derslerde Java'da konsol ekranına nasıl çıktı yazdıracağımızı öğrenmiştik. Şayet bu dersle ilgili hala ufak problemler yaşıyorsanız bir önceki yazımı tekrar okumanız ve biraz pratik yapmanız sizin için faydalı olacaktır. Bugünkü dersimizde ise Java'daki veri tiplerine değinip konuyla ilgili ufak örnekler yazacağız. Java'da 8 tane primitive (asıl) veri tipi vardır.

byte: Hafızada 8-bit yer kaplayan -27 veya +27-1 arasında bir değer alan veri tipidir.

short: Hafızada 16-bit yer kaplayan -215 veya +215-1 arasında bir değer alan veri tipidir.

int: Hafızada 32-bit yer kaplayan -231 veya +231-1 arasında bir değer alan veri tipidir.

long: Hafızada 64-bit yer kaplayan -263 veya +263-1 arasında bir değer alan veri tipidir.

float: Hafızada 32-bit yer kaplayan ve kesirli bir sayı değeri alan veri tipidir.

double: Hafızada 64-bit yer kaplayan ve kesirli bir sayı değeri alan veri tipidir.

char: Hafızada 16-bit yer kaplayan 0 veya +216-1 arasında bir değer alan veri tipidir.

boolean: Hafızada 1-bit yer kaplayan true veya false değerini alan bir veri tipidir.

Monday, February 14, 2011

JAVA [Ders - 2] - Hello World!

İlk dersin devamı niteğinde olacak ikinci derse hoşgeldiniz. Öncelikle ilk derste yaptıklarımzdan biraz bahsetmek istiyorum. İlk derste yapılanlar Java programlama dilinde kod yazıp derlemek için gerekli olan minimum yazılımları yüklemek ve ekrana "Hello World!" yazdıran bir konsol uygulamasını geliştirip bunu derlemekten ibaretti. Bu derste öğrendiğimiz en önemli şeylerden birisi kodumuzda varolan class adının dosya adıyla aynı olması gerektiğidir. Şimdi sıra geldi aşağıdaki kodumuzu açıklamaya:

Sunday, February 13, 2011

JAVA [Ders - 1] - Hello World!

Üniversitedeki ilk yılımı bitirene kadar neden Java değil de daha düşük seviye olan "C" programlama dilini öğrettiklerini hep kendime sordum. Ancak daha sonra farkettim ki bize öğrettikleri ya da öğretmeyi amaçladıkları şey bir programlama dilinden çok daha öte, kişinin bireysel olarak bir şeyleri öğrenme kapasitesini ve hevesini artırmaktı. (en azından benim üzerimde böyle bir etki bıraktı) Bende bu şekilde uzun bir süredir kendi çabalarım ve internetteki kaynakların da sayesinde "Java" öğrenmeye başladım. Java'yı tercih etmemde birkaç neden etkili oldu. Bu nedenlerden ilki Java'nın nesne yönelimli bir programlama dili olmasıydı. (ileride bu konuya daha ayrıntılı bir biçimde değineceğim) İkinci neden Java'nın açık kaynak ve çapraz platform bir programlama dili olmasıydı. Bunun yanı sıra C programlama dilinde varolan kimi çarpıklıklar ve zorlukların üstesinden gelinmiş çok daha kolay, rahat ve güvenli bir dil vardı karşımda. Bu ve buna benzer daha bir çok şeyle birlikte Java öğrenmeye başladım. Ve öğrendiklerimi parça parça blogumda yayınlama kararı aldım. Bugünkü ilk ders olarak da konsol ekranına (henüz grafiksel kullanıcı arayüzüne sahip programlama için çok erken) "Hello World!" yazdıracağız.

Thursday, February 10, 2011

Windows vs Linux

Birçoğumuz Windows ve Linux Dağıtımları arasındaki rekabet ve farktan haberdarız. Bu yazımda ele alacağım konuların bunlar olmadığını peşinen söylemek istiyorum. Bu yazıda ele alacağım şey yıllardır Windows işletim sistemini kullanan bir kişinin herhangi bir Linux dağıtımını kullanmaya başladığı an karşılaşabileceği zorluklar ve güzelliklerle ilgili. Yaklaşık bir yıldır açık kaynak ve ücretsiz olan Linux dağıtımlarından biri Ubuntu 10.04 işletim sistemini kullanıyorum. İçimdeki merak yüzünden bunu çok önceleri yapmak istiyordum. Ancak bir türlü cesaret edememiştim taaki okuduğum bölüm ve kimi hocaların bunu bir noktadan sonra zorunluluk haline getirmeye çalıştıklarını hissettiğim o ana kadar. İşte o gün ilk defa Windows XP ile birlikte Linux Ubuntu 9.04 (hatırladığım kadarıyla) kurdum bilgisayarıma. Ama bilgisayarımdaki Windows'un varlığı ve benim bu sisteme alışmış olmam Ubuntu'yu kullanmamam için yeterli sebeplerden sadece birkaçıydı. Ardından bir vakit geldi Windows 7 adında başka bir sürüm çıktı, olağanüstü görsellik ve reklam beni kendimden almış, bilgisayarda ne var ne yok hepsini silip Windows 7 ile yoluma devam etme kararı aldım. Ancak format atmaya çalışırken "Error 17 File not found" adında daha sonradan öğreneceğim, GRUB'u yanlış silmekten dolayı rastlanılan bir hata aldım.