Uzun bir süredir iş dolayısı ile katılmak istediğim etkinliklere katılamıyordum. Bunlardan birisi İzmir Ekonomi Üniversitesi tarafından düzenlenen GGJ Ege 2014 idi. Bu etkinliğe katılamasam da sunumların yapıldığı son gün alana gittim ve oyun sunumlarını izledim. Daha önceki GGJ'lerde ekip arkadaşım Alper Yeşil'in dereceye girdiğine de şahit oldum. Hatta şakayla karışık sanırım sorun bizdeymiş bile dedim.
Aradan yaklaşık 2-3 ay geçtikten sonra Alper'den telefon aldım. GGJ kıvamında İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü tarafından düzenlenen TTNET'in sponsorluğunda gerçekleştirilecek olan BuildUp Etkinliğinden bahsedip katılıp katılamayacağımı iki tasarımcı arkadaşının boşta olduğunu söyledi. Kısaca etkinlikten bahsetmek gerekirse, 48 saat içerisinde verilen temaya uygun bir oyun maratonu diyebiliriz. Yani GGJ'den isim dışında pek farkı yok. Alper'in bu teklifi üzerine üniversitede pek çok projede birlikte olduğumuz bazı arkadaşlara durumu anlattım. Tabii ki efsane isim Efe Sezer'den olumlu yanıt dönünce oluru verdik bizde. Ayrıca o gün etkinliğe katılım için son gündü, hemen hızlıca ekip arkadaşları Maya Bora ve Ayışığı Gülsel ile tanışılıp grup adı belirendi. Tek bir çatı altında toplandık mottosu ile grubun ismini "Roof" koyduk ve acele bir şekilde kayıt işlemlerini yaptık. Yaklaşık 3-4 gün sonra bize olumsuz bir yanıt geldi, zira gruptan hiç kimsenin CV'sini veya portfolyosunu göndermemiştik. Akabinde etkinliğin yetkililerinden Onur Temizkan ile iletişime geçip bu etkinliğe ne kadar çok katılmak istediğimizi anlattım. Gerekli belgeleride yolladık. Etkinlik ekibi tarafından yapılan yeni bir görüşme ile katılımımız onaylandı. Biraz sorunlu bir süreç oldu ama değdi doğrusu.
There is nothing new under the sun but there are lots of old things we don't know. [Ambrose Bierce]
Friday, May 23, 2014
Sunday, May 18, 2014
Network Settings - [Proje]
Linux kullanmaya üniversite 2.sınıfta başladım desem yanlış söylemiş olmam. Üniversite 1.sınıf ilk dönem, Ubuntu 9.04 (Yanlış hatırlamıyorsam) ile Windows XP'yi aynı anda kullanıyordum. Ancak Windows 7'nin piyasa çıkışı ve benim tek işletim sistemi olarak Windows kullanmak istememin sonucu o gün format atarken grub hatası aldım. Ve aldığım bu hata benim herhangi bir Linux dağıtımı kullanmamı biraz daha geciktirdi. Bütün bunları neden anlattığıma gelince, Linux dağıtımlarına mesafeli durmamın sebebi çoğu işlemin "Terminal" denen ve Windows'taki karşılığı "Komut Satırı" olan yapının üzerinden yürümesiydi. Linux dağıtımları her ne kadar görsellik barındırsalar da önemli ve gelişmiş birçok ayar hala Terminal üzerinden yapılıyordu. Görselliğin kolaycılığına(hatta birazda tembelliği diyebiliriz) kaçan birçok kişi için başlarda Terminal çok sıkıntılı bir yapı olarak görülebilir. Ancak bu sistem ile sağlananları ve yapılabilecekleri görünce insan ister istemez hayretlere düşüyor. Terminal ile yakınlaşmam üniversite 2.sınıf yıllarıma denk geliyor. Bu yıllarda Terminal üzerinde çeşitli komutları deneyip öğreniyordum. İlk defa Shell Script Programlamaya da bu dönemde başladım. Programlama dediysem basit girdi, çıktı üreten ufak scriptlerdi.
Okulumuzda "CE 354" kodlu, "UNIX Komut Dillerinde Programlama" adlı dersi de ilk bu zamanlar almayı düşündüm. Fakat hayatın cilvesi bu dersi son yılımda ve son dönemimde aldım. Ders genel olarak UNIX ile ilgili temel bilgileri, Terminal üzerinde işlem yapabilmeyi ve ufak ama çok yararlı scriptler yazmayı kapsıyordu. Elbette ders için yapmamız gereken birde proje vardı. Projemizin ismi "Network Settings". Ulaş GÖDE, Volkan BENLİ ve benim tarafımdan yazıldı. Kısaca açıklamak gerekirse: Interface(Arayüz), Hostname ve DNS Konfigürasyonu gibi 3 temel konu üzerinde ayarlama yapabilen ufak bir program. Benim yazdığım kısım Interface(Arayüz) Konfigürasyonu kısmı, bu bölümde bağlantı tipini ayarlayabilirsiniz. Şayet internet erişimi için wireless(kablosuz) bağlantı kullanıyorsanız, kablosuz ağları görüntülemek, istediğiniz bir ağa bağlanmak, otomatik, DHCP ya da el ile IP ataması yapmak gibi ayarlar mevcut. Diğer bölümlere de kısa kısa değinmek istiyorum. Hostname Konfigürasyonu kısmı Volkan BENLİ tarafından yazıldı, burada hostname ve IP görüntüleme, düzenleme, ekleme ve silme işlemleri yapılmakta, Ulaş GÖDE'nin yazmış olduğu DNS Konfigürasyonu kısmında ise mevcut DNS adreslerini görüntüleme, düzenleme, adres ekleme ve silme işlemleri yapılmaktadır. Sözü çok fazla uzatmadan resimler eşliğinde projeyi anlatmak istiyorum.
Okulumuzda "CE 354" kodlu, "UNIX Komut Dillerinde Programlama" adlı dersi de ilk bu zamanlar almayı düşündüm. Fakat hayatın cilvesi bu dersi son yılımda ve son dönemimde aldım. Ders genel olarak UNIX ile ilgili temel bilgileri, Terminal üzerinde işlem yapabilmeyi ve ufak ama çok yararlı scriptler yazmayı kapsıyordu. Elbette ders için yapmamız gereken birde proje vardı. Projemizin ismi "Network Settings". Ulaş GÖDE, Volkan BENLİ ve benim tarafımdan yazıldı. Kısaca açıklamak gerekirse: Interface(Arayüz), Hostname ve DNS Konfigürasyonu gibi 3 temel konu üzerinde ayarlama yapabilen ufak bir program. Benim yazdığım kısım Interface(Arayüz) Konfigürasyonu kısmı, bu bölümde bağlantı tipini ayarlayabilirsiniz. Şayet internet erişimi için wireless(kablosuz) bağlantı kullanıyorsanız, kablosuz ağları görüntülemek, istediğiniz bir ağa bağlanmak, otomatik, DHCP ya da el ile IP ataması yapmak gibi ayarlar mevcut. Diğer bölümlere de kısa kısa değinmek istiyorum. Hostname Konfigürasyonu kısmı Volkan BENLİ tarafından yazıldı, burada hostname ve IP görüntüleme, düzenleme, ekleme ve silme işlemleri yapılmakta, Ulaş GÖDE'nin yazmış olduğu DNS Konfigürasyonu kısmında ise mevcut DNS adreslerini görüntüleme, düzenleme, adres ekleme ve silme işlemleri yapılmaktadır. Sözü çok fazla uzatmadan resimler eşliğinde projeyi anlatmak istiyorum.
Wednesday, May 7, 2014
Alan Adınızın(Domain) Nameserver Adres Ayarlarını Yapmak
Herkese merhaba, bugünkü konumuza yaklaşık 1 yıl önce internette gezerken rastgele karşılaştığım ve hizmetinden son derece memnun kaldığım Hostinger sitesinden bahsederek giriş yapacağım. Öncelikle Hostinger ile ücretsiz üyeliği dışında hiç bir ilişkimin olmadığını belirterek yazıya giriş yapayım, peki neden bu sitenin tanıtımını yapıyorum? Çünkü vermiş olduğu harika hizmet(Reklamların olmaması yeterince harika bence) sebebi ile reklamının yapılması ve tavsiye edilmesi kanaatindeyim. Öncelikle siteye ücretsiz bir şekilde üye olmanız gerekli, vermiş olduğum bu linkten üye olabilirsiniz. Benim referansım ile kayıt olmak istemiyorsanız bu linkten üye olabilirsiniz.
Hostinger'in ufak tanıtımından sonra sıra, başka bir siteden almış olduğumuz alan adımızı(Domain), yine başka bir siteden almış olduğumuz hosting ile bağlamaya geldi. Bu işlemi yaparken alan adımızın "nameserver" alanlarını hosting sağlayıcımızın "nameserver" alanlarına eşitleyeceğiz. Ben domainlerimi GoDaddy sitesinden alıyorum. Almış olduğum bu domainleri ise Hostinger sitesinde oluşturmuş olduğum üyeliğin altındaki herhangi bir host alanına bağlıyorum. Örnekleri bu siteler üzerinden yapacağım. Ancak diğer hizmet sağlayıcı sitelerde de yapılan işlemler birebir aynıdır.
Yazımıza, GoDaddy'den alan adımızı aldığımızı ve Hostinger'de üyeliğimizin olduğunu varsayarak devam ediyorum. Aldığımız alan adlarını görüntülemek için GoDaddy'de menuden "Domain > Manage My Domains" seçeneğine tıklamalıyız. Aşağıdaki resimde gördüğünüz gibi satın aldığımız alan adlarımız listelenmiş bir şekilde karşımıza çıkacaktır. Burada "ns23.domaincontrol.com, ns24.domaincontrol.com" nameserver adreslerine sahip olan alan adları, otomatik olarak GoDaddy'nin nameserver adreslerine yönlendirilmiş vaziyettedir. Bizim yapacağımız bu alanları hosting sağlayıcımızın nameserver adreslerine yönlendirmek olacak. Tabii bu yönlendirmeyi yapmak için öncelikle "Lock" edilmiş alan adlarının "Lock" statülerini kaldırmalıyız.
Hostinger'in ufak tanıtımından sonra sıra, başka bir siteden almış olduğumuz alan adımızı(Domain), yine başka bir siteden almış olduğumuz hosting ile bağlamaya geldi. Bu işlemi yaparken alan adımızın "nameserver" alanlarını hosting sağlayıcımızın "nameserver" alanlarına eşitleyeceğiz. Ben domainlerimi GoDaddy sitesinden alıyorum. Almış olduğum bu domainleri ise Hostinger sitesinde oluşturmuş olduğum üyeliğin altındaki herhangi bir host alanına bağlıyorum. Örnekleri bu siteler üzerinden yapacağım. Ancak diğer hizmet sağlayıcı sitelerde de yapılan işlemler birebir aynıdır.
Yazımıza, GoDaddy'den alan adımızı aldığımızı ve Hostinger'de üyeliğimizin olduğunu varsayarak devam ediyorum. Aldığımız alan adlarını görüntülemek için GoDaddy'de menuden "Domain > Manage My Domains" seçeneğine tıklamalıyız. Aşağıdaki resimde gördüğünüz gibi satın aldığımız alan adlarımız listelenmiş bir şekilde karşımıza çıkacaktır. Burada "ns23.domaincontrol.com, ns24.domaincontrol.com" nameserver adreslerine sahip olan alan adları, otomatik olarak GoDaddy'nin nameserver adreslerine yönlendirilmiş vaziyettedir. Bizim yapacağımız bu alanları hosting sağlayıcımızın nameserver adreslerine yönlendirmek olacak. Tabii bu yönlendirmeyi yapmak için öncelikle "Lock" edilmiş alan adlarının "Lock" statülerini kaldırmalıyız.
Saturday, March 8, 2014
Blogger için Çalışmayan İzleyici Eklentisi Sorununun Çözümü
Blogger geçtiğimiz 21 Ocak günü, blogspot.com uzantısını her ülkenin kendi domain alan uzantısı ile değiştirdi. Türkiye'deki blogspot.com uzantısının sonuna .tr eki eklenerek blog linklerimiz blogspot.com.tr olarak değiştirildi. Değişikliğin sebebinin ise hükümetlerden gelen bir talep olması hiç şaşırtıcı değil. Dünya çapında gerçekleştirilen bu değişiklik ile hükümetler, yayınlanmasını sakıncalı bulduğu içeriği kendi ülkeleri içerisinde kolayca yasaklayabilecekler. Tabii bu değişikliğin sonucunda bazı eklentilerde sorunlar baş gösterdi ve bunlardan birisi olan izleyiciler eklentisi bu yazının konusu.
Google Friend Connect ürünü olan izleyiciler eklentisi, yapılan değişiklik sonucu aşağıdaki gibi hata vermektedir.
This gadget is configured incorrectly. Webmaster hint: Please ensure that "Friend Connect Settings - Home URL" matches the URL of this site."
Hatayı düzeltmek ve eklentiyi tekrar görünür yapmak ise sandığınızdan çok daha kolay. Aşağıdaki adımları sırasıyla izleyip bu sorundan kurtulabilirsiniz.
1 - Öncelikle Blogger kumanda paneline giriş yapın.
2 - Ayarlar > Temel > Başlık sekmesinde blog isminizi düzenlemek için "Düzenle" sekmesine tıklayın.
3 - Blog isminizi değiştirip "Değişiklikleri Kaydet" butonuna tıklayın.
4 - Yaptığınız değişikliği görmek için blogunuzu görüntüleyin ve izleyiciler eklentisinin çalıştığından emin olun.
5 - Daha sonra tekrar Ayarlar > Temel > Başlık sekmesinden blog isminizi eski haline getirip, "Değişiklikleri Kaydet" butonuna tıklayın.
Yukarıdaki adımları yaptıktan sonra sorununuz çözülmüş olacaktır.
Google Friend Connect ürünü olan izleyiciler eklentisi, yapılan değişiklik sonucu aşağıdaki gibi hata vermektedir.
This gadget is configured incorrectly. Webmaster hint: Please ensure that "Friend Connect Settings - Home URL" matches the URL of this site."
Hatayı düzeltmek ve eklentiyi tekrar görünür yapmak ise sandığınızdan çok daha kolay. Aşağıdaki adımları sırasıyla izleyip bu sorundan kurtulabilirsiniz.
1 - Öncelikle Blogger kumanda paneline giriş yapın.
2 - Ayarlar > Temel > Başlık sekmesinde blog isminizi düzenlemek için "Düzenle" sekmesine tıklayın.
3 - Blog isminizi değiştirip "Değişiklikleri Kaydet" butonuna tıklayın.
4 - Yaptığınız değişikliği görmek için blogunuzu görüntüleyin ve izleyiciler eklentisinin çalıştığından emin olun.
5 - Daha sonra tekrar Ayarlar > Temel > Başlık sekmesinden blog isminizi eski haline getirip, "Değişiklikleri Kaydet" butonuna tıklayın.
Yukarıdaki adımları yaptıktan sonra sorununuz çözülmüş olacaktır.
Sunday, September 29, 2013
Arduino ve GPS Modülü - [GPS Tracker] - II
Herkese merhaba, GPS Tracker projesinin 2. yazısındayız. İlk yazıyı okumak isteyenler buradaki linkten ulaşabilirler. Hatırlatmak için projeyi tekrar kısaca anlatacağım. Uydudan Arduino'ya bağlı GPS modülü aracılığı ile alınan bilginin USB ile bilgisayarımıza aktarılması ve buraya gelen bilgilerin anlamlı datalara dönüştürülüp kullanıcının ihtiyacına uyarlanması işlemiydi. Bu yazıda Arduino'ya yüklediğimiz programın ne işe yaradığını açıklayıp. Projenin QT ayağına da değinmek istiyorum. Projenin QT ayağında, ek olarak Google Map API(V3)'sini de kullandım. API yardımı ile uydudan aldığım longitude(boylam), latitude(enlem) bilgilerini kullanarak bulunduğum konumu harita üzerinde gösterebiliyorum. Ayrıca aldığımız hız bilgisini de ekrana yansıtabiliriz. Bu uygulama ile basit bir navigasyon sistemi yapmış olacağız. Çünkü QT Creator ile yazdığım program dinamik bir program. Uydudan alınan veri değiştikçe, QT'ye yansıtılan veri de aynı hızla değişiyor. Şayet arabanızda laptobunuzu açıp, Arduino'yu da laptoba bağlarsanız, siz hareket ettikçe haritada sizi temsil eden simge de hareket edecektir.(Tabii biraz zahmetli bir iş olduğu kesin, bende henüz arabada denemedim.) Lafı çok fazla uzatmadan Arduino'ya yüklediğimiz kodu açıklamak istiyorum.
Tags:
Arduino,
C++,
Google Map API(V3),
Java Script,
Programlama,
Proje,
Qt
Thursday, September 26, 2013
Kinect ve İlk WPF Uygulaması - Derinlik Algılayıcı - [Proje]
Herkese merhaba, 1 yıldan beri Kinect teknolojisini takip ediyorum. Uzun zamandır bir Kinect alıp aklımdaki projeleri uygulamaya geçirmek istiyordum. Ve yaklaşık 1,5 ay önce çok uygun bir fiyata Kinect buldum. Daha önce duymayanlar için kısaca tanıtmak gerekirse Kinect ya da Project Natal, Microsoft'un, Xbox 360 platformu için geliştirdiği ve herhangi bir uzaktan kumanda ya da kontrol aygıtı olmadan oyun oynama imkanı veren alet. İlk olarak 4 Kasım 2010'da, Kuzey Amerika'da satışa sunulmuştur.
Projenin amacı bilgisayar ortamında herhangi bir kontrol çubuğu veya kumanda kullanmadan, sadece el hareketleriyle oyun oynayabilmektir. Bunun yanında ses de ayrı bir işletimi için geçerlidir. Kinect sisteminin el, kol hareketlerini algılaması ise kızılaltı ışın yayan projektörlerle gerçekleşiyor. Bu ışınlar görünmüyor. Işınların elde ettiği veriler, CMOS algılayıcılarında komuta çevriliyor. Bu sayede oyuna komut gidiyor. İşletim sisteminin kalitesinin yanı sıra bu komutlar bir saniyeden çok daha kısa zamanda ulaşmaktadır. 3. boyut grafiğinde gerçekleşmesi gereken hızlı komutları ise bilgisayara ait olan yazılım sağlıyor. Yani Kinect, sadece komutları ulaştırmakla sorumlu bir aygıt.
Projenin amacı bilgisayar ortamında herhangi bir kontrol çubuğu veya kumanda kullanmadan, sadece el hareketleriyle oyun oynayabilmektir. Bunun yanında ses de ayrı bir işletimi için geçerlidir. Kinect sisteminin el, kol hareketlerini algılaması ise kızılaltı ışın yayan projektörlerle gerçekleşiyor. Bu ışınlar görünmüyor. Işınların elde ettiği veriler, CMOS algılayıcılarında komuta çevriliyor. Bu sayede oyuna komut gidiyor. İşletim sisteminin kalitesinin yanı sıra bu komutlar bir saniyeden çok daha kısa zamanda ulaşmaktadır. 3. boyut grafiğinde gerçekleşmesi gereken hızlı komutları ise bilgisayara ait olan yazılım sağlıyor. Yani Kinect, sadece komutları ulaştırmakla sorumlu bir aygıt.
Tags:
C#,
Kinect,
Programlama,
Proje,
Visual Studio 2012
Saturday, June 15, 2013
Oyunlarda Yapay Zeka - Artificial Intelligence for Battle City [Proje]
Bu yıl üniversitedeki son dönemim, hatta bu yazıyı yazarken diplomayı alıp mezun olamama yaklaşık 1 ay gibi kısa bir süre kaldı. Mezun oluyorum diye seviniyorum, ama buruk bir sevinç. Bir çok kişinin aksine üniversitede geçirdiğim yılları özleyeceğim. Normalde geçmiş yıllardan aldığım fazladan dersler ile kredimi ziyadesiyle doldurmuştum. Aslında bu hazırlıkların hepsi son yılımın çok rahat geçmesi için yapılan yatırımlardı. Ancak geçmiş yılların yoğunluğunun verdiği alışkanlık ya da açılan seçmeli derslerin cazibesinden olsa gerek son yılım pek rahat geçmedi. Bilakis, diğer yıllara nazaran daha yoğun olduğu zamanlar bile oldu. Çünkü 1 adet bitirme projesinin yanında 2 adet projeli ders aldım. Bu projeli derslerden birisi "SE 354" kodlu, "Oyunlarda Yapay Zeka" dersiydi. Ders ilk defa verilmekle birlikte, öğretim görevlisi, üniversiteye ilk başladığım sıralar okulumuzda asistanlık yapan ve SDL ile tanışmama vesile olan Kaya Oğuz hocamızdı. Pojemiz Unity oyun motoru üzerinde C# programlama dili ve Standart Unity kütüphanelerini kullanarak "Battle City" benzeri bir oyun yapmaktı. Aslında belli bir arayüz hocamız tarafından bize sağlandı. Bizim yapmamız gereken ise bu arayüz üzerinde bulunan tanklara yapay zeka yazmak idi. Arayüzden kastım, harita, harita üzerinde bulunan çeşitli eşyalar(silah, sağlık) ve 4 tane tank bulunmaktaydı. Daha detaylı bilgi projenin anasayfasında mevcuttur. Aslında oyunun tamamını hocamız yazmış, sadece tanklar için gerekli yapay zekanın yazılmasını bizden istemişti. Proje aşaması çok eğlenceliydi. Ancak bazı noktalarda insanın kafası karışabiliyordu. Sonsuz olasılıkları düşününce iş içinden çıkılmaz bir hal alıyordu.
Tags:
Artificial Intelligence,
C#,
Durum Makinesi,
Oyun,
Programlama,
Proje,
State Machine,
Unity,
Yapay Zeka
Thursday, June 13, 2013
Belgesel Kuşağı - Carl Sagan's Cosmos
Uzun zamandır, hayata geçirmek isteyip, işlerin ve derslerin yoğunluğundan dolayı gerçekleştiremediğim bir projede "Belgesel Kuşağı" idi. Peki nedir bu "Belgesel Kuşağı"? Kısaca bu zamana kadar izlediğim, üzerimde güzel izlenimler bırakmış, bazı şeyleri daha kolay ve rahat bir şekilde anlamamı sağlamış ve herkese faydalı olacağını düşündüğüm kimi belgeselleri sizlerle paylaşmak diyebiliriz. Bu kuşağın ilk serisi "Carl Sagan's Cosmos". ABD'li gökbilimci Carl Sagan'ın tarafından sunulan, yine Carl Sagan, Ann Druyan ve Steven Soter tarafından yazılan 13 bölümlük belgesel serisidir. Belgesel hayatın kökeni ve kainatın yapısını zevkli ve sade bir şekilde izleyicilere anlatmaktadır. Aynı zamanda kitabı da bulunan belgesel serisi, 60'dan fazla ülkede 500 milyona yakın kişi tarafından izlenmiş ve ABD'deki tv yapımları arasında en çok izlenen iki belgeselden biri olmuştur. Lafı çok fazla uzatmadan youtube linklerini sizlerle paylaşıyorum.
Saturday, February 16, 2013
Nostalji Oyunlar 2 - Super Ghouls'n Ghosts
Herkese merhaba, nostalji oyunlar serisinin 2.si "Super Ghouls'n Ghosts". Benim favorim olmakla birlikte en sevdiğim oyundur. Evet evet yanlış duymadınız! Kendisi listemde ilk sırada yer almaktadır. Pek çok kimsenin listesindeki ilk sıra belli olmamakla birlikte birçok kişi böyle bir sıralama yaparken bile tereddüt eder. Ancak bana göre "Super Ghouls'n Ghosts" kesinlikle listenin en üstlerinde yer almayı hakeden bir oyun. CAPCOM tarafından 1991 yılında "Super Nintendo Entertainment System(SNES)" için piyasaya sürülmüş bir oyun. Bilmeyenler için ufak bir hatırlatma "Ghosts'n Goblins" bir seri ve "Super Ghouls'n Ghosts" bu serinin 3. oyunudur. Serinin oynadığım tek oyunu "Super Ghouls'n Ghosts" ve PSP için 2006 yılında piyasaya sürülmüş "Ultimate Ghosts'n Goblins"dir. Ben bu yazımda "Super Nintendo" için üretilen versiyonu ele alacağım. Serinin diğer oyunlarını görmek için bu linke tıklayabilirsiniz. Lafı çok fazla uzatmadan, aşağıdaki görseller eşliğinde oyunumuzu anlatmaya başlıyorum.
Tags:
Emulator,
Kişisel,
Oyun,
SNES Emulator,
SNES ROM,
Tavsiyeler
Friday, February 8, 2013
Web2py ve Yeni Başlayanlar İçin Temel Bilgiler
Herkese merhaba, yaklaşık 1 aydır "Web2py" ile uğraşmaktayım. Bilmeyenler için kısaca tanımlamak istiyorum. Web2py, web uygulamalarınız için kullanabileceğiniz Python ile yazılmış bir framework. Hemen hemen Django Framework'ü ile aynı özelliklere sahip olsada, aralarında bazı temel farklar da bulunmakta. Öncelikle aralarındaki bu farklardan kısaca bahsetmek istiyorum.
- Django MTV(Model, Template, View) yapısı kullanırken, Web2py MVC(Modeli View, Controller) yapısı kullanır.
- Web2py, web uygulamanızı geliştirmenize olanak sağlarken, Django uygulamanızın tüm detaylarına hakim olmanızı ve tasarımınızı görünürde olmasa bile kafanızda bitmiş olmasını ister.
- Web2py, sizden her şeyi import etmenizi beklemez ama Django ile uygulama geliştiriyorsanız hemen her şeyin import edilmesi gerekir.
- Her iki frameworkte geriye dönük destek sağlamaktadır.
- Web2py otomatik kendiliğinden veritabanınızı migrate eder, ancak Django bunu yapmaz.
- Her iki frameworkte shell üzerinde işlem yapmanıza olanak sağlar.
- Web2py kendiliğinden "View"ları belirleyip render eder. Fakat Django bunu yapmaz.
- Her iki frameworkte "layout" modelini destekler.
- Web2py, 2 tip yönetim paneline sahiptir. Bunlardan ilki uygulamayı geliştirdiğiniz yönetim paneli, diğeri ise admin yönetim panelidir. Buna karşılık Django tek yönetim paneline sahiptir. Ancak Web2py framework'üne göre daha detaylı ve iyidir.
- Web2py, Django'dan daha rahat bir template sistemine sahiptir. "endif", "endfor", "endifequal", "endifnotequal" gibi ifadeler yerine her şey "{{ }}" ve "{{ pass }}" etiketleri arasında yapılır. Geliştirici için büyük kolaylık sağlar.
- Web2py, Python ifadelerini "View"larınızda rahatça kullanmanıza olanak sağlar. Ancak Django bu desteği vermez.
Subscribe to:
Posts (Atom)
