Herkese merhaba, nostalji oyunlar serisinin 2.si "Super Ghouls'n Ghosts". Benim favorim olmakla birlikte en sevdiğim oyundur. Evet evet yanlış duymadınız! Kendisi listemde ilk sırada yer almaktadır. Pek çok kimsenin listesindeki ilk sıra belli olmamakla birlikte birçok kişi böyle bir sıralama yaparken bile tereddüt eder. Ancak bana göre "Super Ghouls'n Ghosts" kesinlikle listenin en üstlerinde yer almayı hakeden bir oyun. CAPCOM tarafından 1991 yılında "Super Nintendo Entertainment System(SNES)" için piyasaya sürülmüş bir oyun. Bilmeyenler için ufak bir hatırlatma "Ghosts'n Goblins" bir seri ve "Super Ghouls'n Ghosts" bu serinin 3. oyunudur. Serinin oynadığım tek oyunu "Super Ghouls'n Ghosts" ve PSP için 2006 yılında piyasaya sürülmüş "Ultimate Ghosts'n Goblins"dir. Ben bu yazımda "Super Nintendo" için üretilen versiyonu ele alacağım. Serinin diğer oyunlarını görmek için bu linke tıklayabilirsiniz. Lafı çok fazla uzatmadan, aşağıdaki görseller eşliğinde oyunumuzu anlatmaya başlıyorum.
There is nothing new under the sun but there are lots of old things we don't know. [Ambrose Bierce]
Saturday, February 16, 2013
Nostalji Oyunlar 2 - Super Ghouls'n Ghosts
Tags:
Emulator,
Kişisel,
Oyun,
SNES Emulator,
SNES ROM,
Tavsiyeler
Friday, February 8, 2013
Web2py ve Yeni Başlayanlar İçin Temel Bilgiler
Herkese merhaba, yaklaşık 1 aydır "Web2py" ile uğraşmaktayım. Bilmeyenler için kısaca tanımlamak istiyorum. Web2py, web uygulamalarınız için kullanabileceğiniz Python ile yazılmış bir framework. Hemen hemen Django Framework'ü ile aynı özelliklere sahip olsada, aralarında bazı temel farklar da bulunmakta. Öncelikle aralarındaki bu farklardan kısaca bahsetmek istiyorum.
- Django MTV(Model, Template, View) yapısı kullanırken, Web2py MVC(Modeli View, Controller) yapısı kullanır.
- Web2py, web uygulamanızı geliştirmenize olanak sağlarken, Django uygulamanızın tüm detaylarına hakim olmanızı ve tasarımınızı görünürde olmasa bile kafanızda bitmiş olmasını ister.
- Web2py, sizden her şeyi import etmenizi beklemez ama Django ile uygulama geliştiriyorsanız hemen her şeyin import edilmesi gerekir.
- Her iki frameworkte geriye dönük destek sağlamaktadır.
- Web2py otomatik kendiliğinden veritabanınızı migrate eder, ancak Django bunu yapmaz.
- Her iki frameworkte shell üzerinde işlem yapmanıza olanak sağlar.
- Web2py kendiliğinden "View"ları belirleyip render eder. Fakat Django bunu yapmaz.
- Her iki frameworkte "layout" modelini destekler.
- Web2py, 2 tip yönetim paneline sahiptir. Bunlardan ilki uygulamayı geliştirdiğiniz yönetim paneli, diğeri ise admin yönetim panelidir. Buna karşılık Django tek yönetim paneline sahiptir. Ancak Web2py framework'üne göre daha detaylı ve iyidir.
- Web2py, Django'dan daha rahat bir template sistemine sahiptir. "endif", "endfor", "endifequal", "endifnotequal" gibi ifadeler yerine her şey "{{ }}" ve "{{ pass }}" etiketleri arasında yapılır. Geliştirici için büyük kolaylık sağlar.
- Web2py, Python ifadelerini "View"larınızda rahatça kullanmanıza olanak sağlar. Ancak Django bu desteği vermez.
Sunday, February 3, 2013
Nostalji Oyunlar 1 - Road Fighter
Çok uzun zamandır aklımda olan, fakat zaman sıkıntısı sebebiyle hayata geçiremediğim bir başka yazı dizisi de nostalji oyunlar serisidir. Nedir bu "Nostalji Oyunlar Serisi"? Çocukluğumda bolca oynadığım ve hala oynamaktan bıkmadığım oyunlar serisi diyebilirim. Bu yazı dizisinin ilk oyunu "Road Fighter". Yaşıtlarımın hemen hepsinin bildiği bir oyun. İsimden tanıyamayanlar için, aşağıda bir çok görsel bulunmakta. Eminim görselleri görünce bir çok kişi oyunu hatırlayacaktır.
Tags:
Emulator,
Kişisel,
NES Emulator,
NES ROM,
Oyun,
Tavsiyeler
Blogum 2 Yaşında!
Evet başlıktan da anlayacağınız gibi bugün Blogspot'ta yazmaya başlayalı tam 2 yıl oldu. Bundan tam 2 yıl önce bir Perşembe günü yazdığım ilk yazı ile blog serüvenimde başlamış oldu. Tabii Blogspot dışında da denemelerim olmadı değil. Neler üzerine yazacağımdan emin olamadığım bu projeler haliyle çok kısa süreli oldu. Bazıları ise başlamadan bitti. Bu yüzden bu blogda spesifik bir konu üzerine yazmaktan ziyade aklıma o an ne gelirse onunla ilgili bir şeyler yazmaya karar verdim. Hem bu süreç sonunda eğilmem gereken konuları da daha net belirleyebilecektim. 2 yıldan bu zamana aklıma gelen ve yazmak istediğim şeyleri burada sizlerle paylaşmaya çalıştım. Hatta bir çoğunu tembellikten veya vakit bulamamam dolayısı ile yazamadım. Ancak zaman buldukça blogumla ilgileniyorum. Okulda yaptığım projeleri, yeni öğrendiğim ve benim gibi çok kimsenin aradığı şeyleri paylaşıyorum burada. Bir çok bakımdan getirisi olduğunu da söyleyebilirim. İş görüşmelerinde blogun var mı sorularına sıkça maruz kaldım. Bir çok işverenin gözünde bir blogunuzun olması sizi bir sıra üste taşıyor. Ancak sırf bu sebepten dolayı blog yazmak çok anlamsız diye düşünüyorum. Bunun dışında bir kere geçmişte neler yazdığınızı, düşündüğünüzü göstermesi açısından çok faydalı. Bir başka güzel yanı sizin karşılaştığınız problemlerle bir çok kişinin de karşılaştığını görme şansı yakalıyorsunuz. Hatta bir nebze olsun bu kişilere yardım ettiğiniz düşüncesi mükemmel bir duygu. Bu 2 yıl bana başka bir şey daha öğretti. Bu blogun geçici bir proje olduğu kanısındaydım. Aslında gelecekte açmayı planladığım blogun ne üzerine olacağı ile ilgili ciddi bir bilgi verecekti burası bana. Belli bir zaman burada bildiklerimi ve düşündüklerimi paylaşmaktı amacım. Hangi konular üzerine yazmak istediğime karar verip daha profesyonel bir blog ve farklı bir tasarım ile tekrar yazacaktım. Ancak zaman geçtikçe farkettim ki Blogspot'tan ziyadesiyle memnunum ve başlangıçta geçici olarak varsaydığım bu proje, zamanla yapmak istediğim şeye dönüşmüş. Yakın bir gelecekte farklı bir servisle blog hizmeti vermeyi düşünmüyorum. Ancak belki tasarım anlamında sitenin dış görünüşü ile ilgili bazı değişiklikler yapabilirim. Şöyle sarı ile siyah arasında uygun bir tema yakışır gibime geliyor. Neyse lafı çok fazla uzatmadan 2 yıldır blogumu takip eden, ilgi gösteren herkese çok teşekkür edip yazımı burada bitiriyorum.
Tuesday, January 29, 2013
GGJ - Ege 2013 [Yarışma sonrası izlenimler]
Bir yıl önce GGJ - İzmir 2012'ye katılmıştım. Şeyda Çobanoğlu sorumluluğunda gerçekleştirilen ve çok memnun kaldığım bu organizasyonun devam etmesini istiyordum. Beklediğim haber, yaklaşık Kasım ortalarına doğru geldi. GGJ - Ege 2013 adı altında ve yaklaşık bir ay önce buradan duyurduğum organizasyon yine İzmir Ekonomi Üniveristesi'nde fakat bu sefer farklı bir ekip ile gerçekleştirilecekti. Ekibin başındaki kişi Aycan İncegül idi. Geçen yıl ki GGJ'den tanıdığım bu renkli arkadaş ile organizasyonun iyi geçeceğine inanıyordum. Nitekim öyle de oldu. Önceki yılların aksine bu yıl Türkiye'nin bir çok yerinde GGJ organize edildi. Geçen yıl olduğu gibi bu yılda İzmir Ekonomi Üniversitesi'nde düzenlenen yarışmaya katıldım. En az geçen yıl ki kadar güzel geçen bu organizasyon için emek sarfeden herkese şahsım adına çok teşekkür ediyorum. Özellikle bu organizasyonun gerçekleşmesi için çok çaba sarfeden okulumuzun öğretim görevlilerinden Yrd. Doç. Dr. Gazihan Alankuş'a da ne kadar teşekkür etsem azdır. Umarım İzmir Ekonomi Üniversitesi, seneye yapılacak olan GGJ'ye de ev sahipliği yapar. Lafı çok fazla uzatmadan, GGJ - Ege 2013 ile ilgili düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Tags:
GGJ,
İzmir Ekonomi Üniversitesi,
Kişisel,
Oyun,
Programlama
Sunday, January 20, 2013
Arduino ve GPS Modülü - [GPS Tracker] - I
Yaklaşık 1 yıldır Arduino ile yakından ilgilenmekteyim. Duymayanlar için Arduino'nun, bir G/Ç kartı ve Processing/Wiring dilinin bir uygulamasını içeren geliştirme ortamından oluşan bir fiziksel programlama platformu olduğunu da kısaca belirteyim. Yazın siparişini Robotistan sitesinden verdiğim Arduino Süper Başlangıç Seti Rev3 (Kitapsız) ürünü o zaman ki indirim ile her şey dahil 120 TL'ye mal olmuştu. Ufak çapta, bir çok proje geliştirdiğim bu üründen ziyadesi ile memnun kaldım. En çok ilgimi çeken proje ise, bu yıl ki bitirme projemle de ilgisi olan, uydudan GPS modülü aracılığı ile alınan bilginin Arduino ile bilgisayarımıza aktarılması işlemiydi.
Tags:
Arduino,
C++,
Google Map API(V3),
Programlama,
Proje,
Qt
Wednesday, January 9, 2013
Haftanın Tavsiyeleri - 8
Thursday, December 27, 2012
GGJ - Ege 2013
Herkese merhaba, bu yazımın konusu başlıktan da anlaşılacağı gibi GGJ - Ege 2013. Geçen yıl Şeyda Çobanoğlu tarafından İzmir Ekonomi Üniversitesi'nde gerçekleştirilen ve bir çok katılımcının fazlasıyla memnun kaldığı bir organizasyondan sonra bu yıl yine İzmir Ekonomi Üniversitesi'nde farklı ancak en az geçen yıl ki kadar çaba sarfeden bir ekip tarafından gerçekleştirilecek. Organizasyon ekibinin çalışmalarını ve toplantılarını yakından takip eden birisi olarak şunu söyleyebilirim ki, bu yıl İzmir Ekonomi Üniversitesi'nde gerçekleştirilecek olan GGJ gerçekten iddaalı. Oyun geliştiricilere sunduğu konforlu ortam ve ödulleriyle Türkiye'deki ve hatta dünyadaki bir çok GGJ'den çok daha başarılı bir etkinlik olarak hafızalara kazınacağa benziyor. Şu an takip ettiğim kadarı ile özellikle İzmir'de ikamet eden, oyunlarla ve/veya oyun geliştirme ile ilgilenen jüride bulunacak kişilerle iletişime geçiliyor. Eğer bildiğiniz, tanıdığınız isimler varsa organizasyonun akademik danışmanı Gazihan Alankuş ile iletişime geçip yardımcı olabilirsiniz. Ya da buraya yazabilirsiniz. Önerdiğiniz tüm isimleri Gazihan hocam ile paylaşabilirim.
Sunday, December 9, 2012
Tasarım Desenleri (Design Patterns) Nedir?
Tasarım desenleri(Design Patterns), yazılım tasarımında sürekli karşılaşılan genel sorunlara esnek, yeniden kullanılabilir, başarılı çözümler getiren bir takım hazır kalıplardır. Hazır olarak kodun içine konulup çalışabilen, bitmiş tasarımlar değildir. Çeşitli durumlarda sorunların nasıl giderileceğini açıklayan, bunlara yol gösteren açıklamalardır. Nesneye dayalı programlamada, tasarım desenleri sınıf ve nesneler arasındaki ilişkilerin en iyi şekilde nasıl olmaları gerektiğini açıklayan yöntemlerdir. Algoritmalar, tasarım deseni değildir. Çünkü bunlar hesaplama sorunlarına çözüm getirirler, oysaki tasarım desenleri yazılım tasarımı sorunlarıyla ilgilenir. Günümüzde sıkça yapılan bir diğer hata ise, çok spesifik bir soruna karşılık kullanılan ve esnek olmayan yapılara tasarım deseni adını vermemizdir.
Monday, October 15, 2012
Radio Teleport ve Hayallerin Gerçekleşmesi
Yaklaşık 5 gün önce, 10 Ekim 2012'de Ulaş Göde(ki kendisi üniversiteki en yakın arkadaşlarımdan birisidir) ansızın, Radyo Teleport adında internetten canlı yayın yapan bir radyo servisiyle, uzun süredir aklımızda olan bir projenin ilk adımını hayata geçirdi. Arkadaş grubumuz içinde her zaman mevzu bahis olan bu servisin gerçekleşmesi beni çok sevindirdi. Şu an 24 saat canlı yayın yok. Ancak Facebook sayfasından yayın olduğu vakit anons yapılıyor. Radio Teleport ilk haftasında birbirinden farklı konseptlerle dinleyicileri ile buluştu. Geçtiğimiz Cuma gerçekleşen 80'ler ve 90'lar programında çalan parçalarla adeta çocukluğuma döndüm. Akabinde Cumartesi sabahı çalan Nostaljik parçalar böylesine bir projeye ne kadar özlem duyduğumu bir kere daha hatırlattı. Radio Teleport'un şu an için belli bir konsepti yok gibi. Ancak ben bunu olumlu karşılıyorum. Zira bir çok radyo yayınının aksine çok daha geniş bir kitleye ulaşabilme potansiyeli taşıyor.
Subscribe to:
Posts (Atom)




